| Hayatımız Bilgisayar Korsanlarının Elinde |
| Murat tarafından yazıldı. |
| Cuma, 19 Kasım 2010 21:11 |
|
Bilgisayar korsanlarının bugüne kadar kurumsal sistemlerden cep telefonlarına kadar el atmadıkları yer kalmadı. Nitekim bu yüzden bazen verilerimizi, bazen paralarımızı kaptırıp durduk. Ancak özellikle kablosuz iletişim teknolojilerinin farklı alanlarda giderek yaygınlaşması, önemli bir riski gündeme getirmeye başladı: Acaba bilgisayar korsanları canımıza da kastedebilir mi? Son zamanlarda karşıma çıkan iki haber, bu olasılığın ciddi bir şekilde gündeme gelmeye başladığını gösteriyor.Bunlardan ilki, farklı parçalar arası haberleşmeyi kablosuz sistemler aracılığıyla sağlayan yeni nesil otomobillerle ilgili. Amerika’da Rutgers Üniversitesi araştırmacıları, geçtiğimiz ay yaptıkları denemelerde lastik basıncını otomobilin ana kontrol ünitesine kablosuz olarak iletmek üzere yerleştirilen basınç algılayıcıların haklanabileceğini ve bu yolla konsolda arıza ışığı yakılabileceğini gösterdiler. Üstelik bu yolla otomobilin ana kontrol ünitesine erişim sağladığınızda sadece lastik basıncıyla ilgili hata mesajı verdirmekle kalmayıp, korna çalmaktan silecekleri çalıştırmaya kadar birçok farklı sistemin devreye girmesini sağlayabiliyorsunuz. Her bir basınç algılayıcı kendine özgü bir kimlik numarasına sahip olduğundan, uzaktan müdahale sırasında kimin arabasıyla uğraştığınızı kolayca ayırt etmek de mümkün. Başta kablosuz iletişim sistemleriyle donatılan çağdaş araçlar olmak üzere, bilgisayar korsanlarının kontrol altına alabileceği hedeflerin sayısı artıyor.Uzmanlar bu sonuçtan hareketle kablosuz sistemlerle donatılan araçlarda güvenliğin çok daha önemli hale geldiğine, fakat şimdilik bu konunun kimse tarafından yeterince önemsenmediğine dikkat çekiyorlar.(http://bit.ly/tiresensor) İkinci denemenin geçmişi 2008’e uzanıyor, fakat buradaki kurgu çok daha ilginç. Amerika’daki Medikal Aygıtlar Güvenlik Merkezi tarafından yapılan araştırmada uzmanlar, yaptıkları denemelerde hastalara yerleştirilen kalp pillerinin operasyona gerek olmadan yeniden ayarlanabilmesini sağlayan kablosuz iletişim verilerinin çoğu zaman şifrelenmediğini, bu nedenle araya girmenin gayet kolay olduğunu keşfetmişler. Bu sayede uygun ekipman yardımıyla ve hastaya yeterince yakın olmak koşuluyla, kalp pilinin fonksiyonunu tamamen durdurmak veya kalp krizine yol açacak ölçüde şok açığa çıkarmak mümkün olabilir, diyorlar. Araştırma sonuçlarına göz atmak için http://www.securemedicine.org/icd-study/icd-study.pdf adresindeki PDF dosyasını indirebilirsiniz. Kaynak: Bilim Teknik Dergisi, Eylül 2010, Sayı:514 |

Başta kablosuz iletişim sistemleriyle donatılan çağdaş araçlar olmak üzere, bilgisayar korsanlarının kontrol altına alabileceği hedeflerin sayısı artıyor.