Reklamlar

(12 - kullanıcı oy verdi.)

Bir Süper Bakteri Genomu Daha “Steno” kısaltmasıyla bilinen Stenotrophomonas maltophilia bakterisi tıp dünyasının, özellikle de hastanelerin yeni sayılabilecek baş belalarından biri. Hastane enfeksiyonlarına yol açan bu bakterinin en büyük özelliğiyse ilaca gösterdiği muazzam direnç.

Hastalığın tedavisi de bu nedenle en az MRSA (metisiline dirençli Staphylococcus aureus) ve Clostridium difficile’nin yol açtığı hastalıklarınki kadar güç. İngiltere’deki Bristol Üniversitesi ve Sanger Enstitüsü araştırmacılarıysa bu bakterinin genomunu ortaya çıkarmış bulunuyorlar.

Bunun anlamı, bakteriyle başedebilecek tedavi yöntemlerinde yeni bakış açıları kazanılabilecek olması.

Steno, giderek kabaran antibiyotiğe dirençli hastane mikropları listesine katılan en yeni üye. Tedaviye gösterdiği direncin derecesiyse oldukça endişe verici; üstelik bilinen bütün antibiyotiklere direnmeyi başarabilen alt-tipleri de ortaya çıkmakta ve şu anda bu bakteriye karşı geliştirilmekte olan bir ilaç da yok. Şimdilik yalnızca hastanelerde bulaşan bakteri, gelişmek için musluk ve duş başlıkları gibi nemli ortamları yeğliyor.

Enfeksiyon oluşturma biçimi konusundaysa bir benzeri daha yok; vücut içine girişinin tek yolu, uzun süre aynı yerde duran kateter ya da solunum tüpleri gibi aygıtlar.

Bakteri, katetere yapışıp üreyerek bir biyofilm oluşturuyor; kateterden bir sonraki sıvı geçişinde bu biyofilm hastanın dolaşımına rahatlıkla karışabiliyor. Kişinin bağışıklık sistemi zayıflamış durumdaysa (ki hastanelerde yatmakta olan birçok kişide durum bu) bakterinin kolayca çoğalarak kanda enfeksiyona (septisemi) yol açması işten bile değil.

Yeni araştırma, bu durumun ağırlığını ortaya koyması bakımından da oldukça önemli; çünkü halihazırdaki uygulamalarda Steno bakterisinin, karşılaştığı bütün antibiyotiklere alay edercesine direndiği kesin. İngiltere için yapılan istatistiklere göre, Steno bakterisi etkisiyle görülen kan zehirlenmesi vakaları, yılda 1000 kadar; ölüm oranıysa % 30. Bakteri, kistik fibroz denen akciğer hastalığına yakalanmış ve solunum aygıtından yararlanan birçok yetişkinin akciğerlerinde de görülebiliyor.

Bu yeni bilginin, çözümüne yardımcı olacağı umulan en temel sorular şöyle: Bakterinin kateter ya da solunum aygıtı tüplerine yapışmasını sağlayan mekanizma ne? Bütün temizlik ve hijyen çabalarını hiçe çıkarmada yararlandığı biyofilmleri nasıl oluşturuyor? Antibiyotiklere neden dirençli?

Sözgelimi, yüzeylere yapışmasını sağlayan proteinlerin hangileri olduğunu bilmek, bu mekanizmaya müdahale edebilecek biyokimyasal bileşimlerin gelişimiyle; antibiyotiğe direnç mekanizmalarının anlaşılmasıysa, onları engelleyici baskılayıcıların üretilmesiyle sonuçlanabilecek.

Bir diğer beklenti de benzer enfeksiyonlara yol açan diğer iki organizmanın genomlarıyla yapılacak bir karşılaştırma sonucunda, ortak yönlerin aydınlatılabilmesi.

Kaynak: Bilim Teknik Dergisi, Haziran 2008, Sayı:487


Reklamlar :

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Bize Ulaşın

Sorularınız için buraya tıklayın!..

İstatistikler

Üyeler : 5684
İçerik : 812

Kimler Sitede?

Şu anda 494 konuk çevrimiçi

Etiket Bulutu