Soyu tehlike altındaki türlerin incelenmesi gibi yaban hayatı araştırmaları, her yönden zor olan araştırma konularıdır. Bu zorluk hem araştırmacı hem de üzerinde araştırma yapılması gereken türler için geçerlidir. Araştırmacının güvenli ve tam sonuçlar elde etmek için çok sayıda veri (birey sayısı, ölçüm, vb) toplaması, bunu yaparken de araştırdığı türün bireylerinin yaşamını tehlikeye atacak bir şey yapmaması gerekir.
Özellikle ayı, kurt, vaşak, porsuk vb gibi memeli hayvan türlerinin incelenmesindeki zorluklar araştırmacının çok dikkatli çalışmasını ve bu canlıları hiçbir biçimde rahatsız etmemesini gerektirir. Bu türlerin yaşamıyla ilgili araştırmalarda arazide yakın gözlem yapma, dışkı örnekleri alma, uyuşturucu iğne yoluyla bayıltma gibi yöntemler kullanılıyor. Bunların yanında yaban hayvanını rahatsız etmeden uygulanabilen fotokapan sistemi var.
Gece beslenmeye çıkmış yabani tavşan (Lepus europaeus)
Fotokapan, hayvanların otomatik olarak fotoğraflarını çekme işlemi.
Sistemin mekanizması oldukça basit. Bunun için bir kutuya yerleştirilen fotoğraf makinesini arazide hayvanların geçiş yolu üzerinde bir yere konumlandırmak gerekiyor. Fotokapanlarda iki farklı çalışma sistemi var. Birinci çalışma sisteminde ısıya ve harekete karşı duyarlı bir algılayıcı bulunur. Algılayıcının duyarlı olduğu bölgeye giren canlı fotoğraf makinesini aktif hale getirir ve makine fotoğraf çeker. Diğer sistemdeyse gözle görülmeyen kızılaltı ışınlar kullanılarak görüntü alınır. Bu sistemde fotokapanın karşısında ışınları geri yansıtan bir düzenek daha bulunur. Fotokapanla bu düzenek arasında kızılaltı ışın vardır. Bu ışın herhangi bir canlı tarafından kesildiğinde sistem aktifleşir ve makine fotoğraf çekmeye başlar.
Fotokapan aslında çok yeni bir yöntem değil. Yıllardan beri ilgili araştırmalarda gözlenen canlıyla ilgili kayıt tutmak için kullanılıyor. İlk fotokapan çalışmalarında çok sayıda sorunla karşılaşılmış. Kullanılan pillerin uzun ömürlü olmaması, flaşların yeterli gelmemesi, hayvanların makineye zarar vermeleri, aletlerin çok hassas olması nedeniyle çok sayıda boş çekim yapılması gibi nedenler fotokapan çalışmalarının başlıca zorluklarıymış. Ayrıca o dönemlerde dijital makineler yerine filmli makineler kullanıldığı, çekim sayısının(film adedi) az olduğu için görüntü elde etmek çok zormuş. Ancak son yıllarda bu yöntemle yapılan çalışmalar yaygınlaşarak verilerin miktarı arttı. Bu artışta dijital fotoğraf makinelerindeki gelişmenin de önemli katkısı oldu. Özellikle bellek kartlarının yüksek kapasitesi sayesinde artık gözlemlenen türün yüzlerce görüntüsü elde edilebiliyor.
Fotokapan çalışmaları teoride basit gibi görünse de uygulamada durum pek böyle değil. Uygulamadaki zorluklar hakkında Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Zafer Ayaş’tan bazı bilgiler aldık. Ayaş ve ekibi araştırmalarını T.C. Çevre ve Orman Bakanlığı, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’yle işbirliği içinde gerçekleştiriyor. Bunun için kendi fotokapanları yanında Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’ne ait fotokapanları da kullanıyorlar. Ekip, araştırmalarını daha çok Ankara’daki Soğuksu Milli Parkı, Çamkoru Tabiat Parkı ve Nallıhan Kuş Cenneti’nde gerçekleştiriyor. Çalışmalara, her bilimsel araştırmada olduğu gibi, planlama yapılarak başlanıyor. Bunun için en az bir ay öncesinden fotokapan yerleştirilecek bölgeler ve noktalarla ilgili ön saha çalışması yapılıyor. Ön saha çalışmalarında, fotokapanın konacağı noktalar için harita çalışması yapılır.
Araştırmacılar, fotokapan çalışmalarında fotoğraf kalitesinin ve çözünürlüğünün çok önemli olmadığını, sadece türün tanınabilecek kadar görüntüsünün alınabilmesinin yeterli olduğunu söylüyorlar. Dijital çekimlerde çözünürlüğü düşük tutarak bellek kartının çok sayıda fotoğraf almasını sağladıklarını da ekliyorlar.
Bunun için genel olarak, hayvan türlerine ait ayak izi, dışkı ya da diğer izlerin (yuva, av kalıntıları vb) bulunduğu alanlar ve hayvanların kullandıkları patikalar belirlenerek harita üzerinde işaretleme yapılır. Sonra fotokapanlar ağaçlara ya da kalın gövdeli çalılara yerden 20-50 cm arası yükseklikte (hedeflenen türe göre) olacak şekilde yerleştirilir. Fotokapanların doğrudan güneş ışığına maruz kalarak zarar görmelerini engellemek için kuzey-güney doğrultusunda yerleştirilmesi daha uygundur. Daha çok görüntü almak için birden fazla fotokapan kullanılır.
Fotokapanlar arasındaki mesafeler görüntü alınacak türe göre değişir. Her türün kendine göre belirli bir dolanma/gezme (yurt büyüklüğü) alanı vardır. Buna göre fotokapanlar arasındaki mesafe, hedef türün yurt büyüklüğünden küçük olursa, aynı bireylerin fotokapanlar tarafından tekrar çekebilmesi, dolayısıyla veri tekrarı gerçekleşebilir. Diğer yandan fotokapanlar arasındaki mesafe çok büyük olursa, çalışma alanındaki mevcut hedef türlerin hepsi görüntülenemeyebilir. Birden fazla türün görüntülenmesi isteniyorsa, fotokapanlar küçük dolanma alanına sahip tür dikkate alınarak yerleştirilir (bu mesafe genellikle 1-2 km arasında olur).
Fotokapanlar yerleştirildikten sonra belirli aralıklarla kontrol edilir. Kontroller sırasında pilleri değiştirilir ve bellek kartları boşaltılır. Elde edilen görüntülerde tür, tarih, saat gibi veriler kayıt edilir. Bu veriler, alanda hangi türlerin bulunduğunu ve bunların çoğunlukla hangi bitki topluluklarını tercih ettiklerini belirlemek, türlerin görece ya da kesin popülasyon yoğunluklarını (üzerinde birey ayrımında kullanılabilecek desenler olan türler için) belirlemek ve türlerin aktif zamanlarını ortaya çıkarmak için kullanılır. Fotokapanlarla kış mevsiminde çalışma yapılıyorsa kar yağışı nedeniyle fotokapanların yer seviyesi değişebilir, bu nedenle görüş açıları daraldığı, hatta karla kapandığı için daha sık kontrol edilmeleri gerekir.
Kaynak: Bilim Teknik Dergisi, Mayıs 2010, Sayı:510


