| Bitkisel Dokular - İletim Doku |
| Capreolus tarafından yazıldı. |
| Cuma, 04 Kasım 2011 20:54 |
|
Bitki vücudunun her yanına yayılan iletim dokusu, bir bitkide köklerden başlayıp tüm gövde boyunca dalların, dalcıkların, yaprakların ve diğer organların içine girecek şekilde tümüyle birbirlerine bağlanarak madde taşınmasını sağlayan bir sistem oluşturur. Bitkiler de ksilem (odun boruları) ve flöem (soymuk boruları) olmak üzere iki tip iletim dokusu bulunur. Ksilem (Odun Boruları): Ksilem, su ve suda çözünmüş mineralleri köklerden gövdeye ve gövdenin bir uzantısı sayılan yapraklara doğru taşır. Ksilem dokusu çeşitli hücre tiplerinden oluşur. Bunlardan trake ve trakeidler uzun mesafeli su taşınımında doğrudan iş gören özelleşmiş hücrelerdir. Trake ve trakeidlere ek olarak ksilem dokusunda bulunan parankima hücreleri çeşitli besin maddelerini depolamada, sklerenkima hücreleri ise destek sağlamada iş görür. Trake ve trakeidler uzamanın durduğu bitki kısımlarında oluşur. Bu hücreler, işlevsel olgunlukta canlılıklarını kaybeder. Bir trakeid ya da trake hücresinin sitoplazma ve çekirdeğinin parçalanması ile canlı iç kısmın bütünlüğü bozulur ve geride hücrenin lignin birikimi ile kalınlaşan sertleşmiş hücre çeperi (sekonder = ikincil çeper) kalır. Bunun sonucunda ise içinde suyun akabildiği cansız bir oluk meydana gelir. Trake ve trakeid hücrelerinin çeperlerinde tam kalınlaşma olmayıp çeperler geçit adı verilen kalınlaşmamış ince bölgelerle yer yer kesintiye uğrar. Geçitler, su ve suda çözünmüş maddelerin hem aşağıdan yukarıya hem de yanal olarak taşınmasını sağlar. Trakeidler ince, uzun ve iki ucu sivri olan hücrelerdir. Sertleşmiş ve kalınlaşmış çeperleri ile trakeidler, su taşımanın yanı sıra destek sağlama işlevi de görürler. Trakeler ise trakeidlere göre daha geniş ve kısa, daha ince çeperli ve uçları daha az sivri olan hücrelerdir. Trakeler, uç uca geldiklerinde aralarındaki çeperleri (enine çeper) eriyerek, birçok hücreden oluşan odun borularını (ksilem boruları) meydana getirirler. Trakelerin uç çeperleri deliklidir ve bu delikler suyun odun boruları içerisinde serbestçe akmasına izin verir. Su, aynı zamanda odun borularında bulunan geçitler aracılığıyla komşu hücreler arasında yanal olarak da taşınır. Trakeidler: Hücreden hücreye su akışını sağlayan geçitlere sahip, ince ve uzun hücrelerdir.
Trakeler: Kısa ve geniş hücreleri üst üste gelerek açık uçlu odun borularını oluştururlar.
Trakeler ve trakeidler: Odun, genellikle trake ve trakeidlerde oluşur. UYARI:Açık tohumlu bitkilerde ve damarlı (iletim demetli) tohumsuz bitkilerde sadece trakeid bulunur. Kapalı tohumlu bitkilerde ise trakeidler ve trakeler ksilem dokusunun su taşınımında görevli hücreleridir. 2. Flöem (Soymuk Boruları): Flöem, olgun yapraklarda fotosentez ile üretilen organik besinleri ve bazı mineral iyonları köklere, gelişmekte olan genç yapraklara, bitkinin büyüme ve depo bölgelerine ve gövde sisteminin fotosentez yapmayan kısımlarına taşır. Flöem dokusu da ksilem gibi çeşitli hücre tiplerinden oluşur. Kalburlu boru elemanları, arkadaş hücreleri, parankima ve lif hücreleri flöem dokusu içinde bulunur. Bu hücrelerden parankima besin maddelerini depolamada, lif hücreleri destek sağlamada iş görür. Kalburlu boru elemanları ise uzun mesafeli madde taşınımında görev yapar. Kalburlu boru elemanları ince çeperli ve işlevsel olgunlukta canlı hücrelerdir. Çeperlerinde ligninleşme yoktur. Her bir kalburlu boru elemanı uç uca eklenerek kalburlu boru adı verilen boyuna bir sütun oluşturmak için birbirlerine bağlanır. Kalburlu boru elemanları arasındaki uç çeperlerde delikler (porlar) bulunur. Deliklerin bulunduğu ince yüzeye kalburlu plaklar adı verilir. Bu delikler, kalburlu boru boyunca içinde sakkaroz, diğer organik bileşikler ve bazı iyonların bulunduğu flöem özsuyunun bir hücreden diğerine geçişini sağlar. Kalburlu boru elemanları işlevsel olgunluğa ulaştıklarında çekirdek, merkezi koful ve ribozomlarını kaybederler. Bu yapıların bulunmaması flöem özsuyunun kalburlu borular içinden kolayca akmasını sağlar. Her bir kalburlu boru elemanının yanında arkadaş hücresi olarak adlandırılan ve iletim işlevi görmeyen hücreler bulunur. Arkadaş hücreleri "plazmodesma" adı verilen çok sayıda kanal ile kalburlu boru elemanlarına bağlanır ve bu kanallar aracılığıyla gerekli maddelerin aktarılmasını sağlar. Bir arkadaş hücresinin çekirdeği ve ribozomları sadece bulunduğu hücrede iş görmekle kalmayıp, aynı zamanda komşu kalburlu boru elemanı için bazı gerekli metabolik işlevleri de gerçekleştirir. Örneğin arkadaş hücreleri tarafından sentezlenen bir çeşit protein (P-proteini) kalburlu boru elemanlarına aktarılır. Bu protein, yaralanmış kalburlu boru elemanının kalburlu plak deliklerini bir tıkaç gibi kapatarak, flöem özsuyunun boşa akmasını önler. Bazı bitkilerde ise arkadaş hücreleri, olgun yapraklarda fotosentezle üretilen maddelerin kalburlu boru elemanlarına aktarılmasında önemli bir rol oynar. Bir kalburlu boruda madde taşınması aynı anda çift yönlü olarak gerçekleşmez. Flöemin besin ileten hücreleri: Kalburlu boru elemanları yapraktan kök ve gövde uçlarına şekerce zengin özsuyu taşır. Bu boyuna şekilde kalburlu boru elemanlarının, aralarındaki delikli çeperlerle uç uca düzenlenişleri gösterilmiştir.
Kalburlu boru elemanlarının art arda dizilmesiyle oluşan kalburlu boru gösterilmiştir. |





